Sonra bir gün… Daha önce duyduğum bir sesi yeniden duydum. Annem bağırıyordu.
Evde bir telaş başlamıştı. Herkes bir yerlere koşturuyordu. Bir şeyler hazırlanıyor, kapılar açılıp kapanıyor, sesler birbirine karışıyordu. Ben ise olan biteni anlamaya çalışıyordum.
En sonunda babam annemin koluna girdi. Anneannem de elinde bir çantayla peşlerinden çıktı. Birkaç dakika sonra kapı kapandı. Ev sessizleşti.
Evde sadece ben ve babaannem kalmıştık. İçimde garip bir his vardı. Tam adını koyamıyordum ama sanırım biliyordum.
Galiba kardeşim geliyordu.
O gece nasıl uyuduğumu hatırlamıyorum. Ama sabah uyandığımda içeriden sesler geliyordu. Babaannemin sesi… Mutlu görünüyordu. Çok mutlu.
Ben de uyandığımı belli etmek için ağlamaya başladım. Sonuçta bazen en etkili iletişim yöntemim buydu.
Babaannem hemen odama geldi. Beni kucağına aldı. Sakinleştirmeye çalışıyordu. Ama söyledikleri pek işe yaramadı. Hatta tam tersine. Çünkü bana kardeşimin doğduğunu söyledi.
Artık bir abiymişim. Annem de kardeşim de çok iyiymiş. İstersem biraz sonra onları görmeye gidebilirmişiz.
Nedense bu haber beni düşündüğüm kadar mutlu etmedi. Çünkü o anda aklıma gelen tek şey şuydu:
Annem ve babam onun yanındaydı. Ben ise burada.
Şu an o, annemle ve babamla birlikteyken ben evdeydim. Bu düşünce bile beni deli etmeye yetiyordu. O kadar huzursuzlandım ki sonunda babaannem beni de alıp hastaneye götürdü. Amacıma ulaşmıştım.
Birlikte odanın kapısından içeri girdik. Annem yatakta uzanıyordu. Onu görür görmez kollarımı açtım. Tam anneme gitmek üzereydim ki bir şey fark ettim.
Annemin kolları doluydu.
Hem de benden başkasıyla.
Ve bana yer yok gibiydi.
Allah’ım…
Şimdi ne yapacaktım ben?
Tam ağlamaya başlayacaktım ki babam beni kucağına aldı. Birlikte yatağın yanına oturduk. Sonra annem elimi tuttu. Ve yavaşça o küçücük bebeğin avucuna koydu.
Kardeşim…
Minicik parmaklarıyla parmağımı sımsıkı tuttu. Boncuk gibi gözleri vardı. Bana bakıyordu. O kadar küçüktü ki… O kadar savunmasızdı ki… Ve o kısacık anda, kimsenin duymadığı bir konuşma yaptık.
Ben ona korkularımı anlattım. O bana korkularını anlattı. Ben ona yalnızlığımı anlattım. O bana yalnızlığını anlattı. Sanki birbirimizi çok uzun zamandır tanıyormuşuz gibiydi.
İşte o an anladım. Bu bebek benim rakibim değildi. Olması da mümkün değildi. Bu küçücük, boncuk gözlü şey nasıl benim rakibim olabilirdi ki?
İçimdeki bütün kıskançlıklar, bütün öfkeler bir anda dağılıp gitti. Kendi kendime söz verdim. Onu koruyacaktım. Herkesten. Her şeyden. Her türlü kötülükten. Ve ilk kez içten içe sevindim. Çünkü artık bir arkadaşım vardı.
Kardeşimi alıp hemen eve gitmek istiyordum. Ona oyuncaklarımı göstermek istiyordum. Birlikte oyunlar oynayalım… Birlikte yemek yiyelim… Birlikte uyuyalım istiyordum.
Ama o gece hastanede kalacaklarını biliyordum. Sonuçta daha önce ben de aynı yollardan geçmişim.
Annemi, kardeşimi ve anneannemi orada bırakıp eve dönmek zorunda kaldık. Babamın kucağındaydım. Tam çıkarken son bir kez arkama döndüm.
Annem hâlâ bana bakıyordu. Gülümsedi. Bana bir öpücük gönderdi. Bence kardeşim de minicik eliyle bana el salladı. Belki gerçekten sallamamıştı. Ama ben öyle görmek istedim.
Canım annem… Seni çok seviyorum.
Ertesi gün erkenden uyandım. Ve beklemeye başladım. Bekledim.
Biraz daha bekledim. Sonra kapı çaldı. Geldiler. Annem. Babam. Ve kardeşim. Ev bir anda yeniden tamamlanmış gibi hissettirdi.
Annem içeri girer girmez kardeşimi babaanneme verdi. Sonra doğruca bana geldi. Eğildi. Beni öptü. Kokladı. Sarıldı.
İşte o an anladım. Bunca zaman kendimi boşuna üzmüşüm. Çünkü kimsenin sevgisi eksilmemişti. Annem hâlâ annemdi. Babam hâlâ babamdı. Anneannem, babaannem ve dedelerim hâlâ beni seviyordu. Üstelik artık hayatımızda yeni biri daha vardı.
Kardeşim.
Galiba o gün çok önemli bir şey öğrendim. Sevgi bölünmüyormuş. Tam tersine… Çoğalıyormuş.
Annem kardeşimi severken beni daha az sevmiyormuş.
Babam ikimize de sarılırken sevgisi yarıya düşmüyormuş.
Ben kardeşimi severken de sevgim eksilmiyormuş.
Baksanıza… Hepimiz birbirimizi sevebiliyormuşuz.
O yüzden kardeşi olacaklara küçük bir tavsiyem var: Korkmayın. Üzülmeyin. Hatta biraz heyecanlanın.
Çünkü size rakip değil… Bir arkadaş geliyor.
Hoş geldin kardeşim. ❤️